beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



CHP’li Bülbül, 12 Yargı Paketi’nin görüşmelerinde konuştu:

“Yamalı bohça’ gibi pansuman tedbirleriyle bu işi düzeltmeye çalışıyorsunuz.

facebook-paylas
Güncelleme: 24-06-2026 21:22:21 Tarih: 24-06-2026 21:17

CHP’li Bülbül, 12 Yargı Paketi’nin görüşmelerinde konuştu:

CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman
Bülbül, 12. Yargı Paketi’nin Adalet Komisyonu’nda yapılan görüşmelerinde konuştu.
Bülbül, pek çok alanda hukuksuzluğun sürdüğünü belirterek, Şu anda vatandaş
‘Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarına ve Ekrem İmamoğlu'na yapılan
operasyon siyasi operasyondur’ diyor. Ama Akın Gürlek ne diyor? ‘Yüzyılın en büyük
yolsuzluk dosyası bu’ diyor. Yahu, arkadaşlar, çöktü, çöktü, dava tel tel çöktü” diye
konuştu. Bülbül, “Yamalı bohça’ gibi pansuman tedbirleriyle bu işi düzeltmeye
çalışıyorsunuz. İnfazda eşitlik ve adalet torba kanunlarla sağlanmaz. Paketlerle yargı reformu
olmaz. Yasama, yürütme ve yargı kuvvetler ayrılığıyla birbirinden ayrılmadan; yargı tarafsız,
bağımsız ve etkin olmadan, yürütme ise denetlenebilir hale gelmeden hukuk devleti olmaz.
‘Yaptım oldu’ anlayışıyla bu işler olmaz” dedi.
“İnfazda eşitlik ve adalet torba kanunlarla sağlanmaz”
Cezaevlerine bakıyorsunuz. Şu anda 300 bin kapasiteli cezaevlerinde 430 bin kişi kalıyor. 8
yıldır milletvekiliyim. İnfazla ilgili birçok yasa teklifi geldi. Dolduruyoruz, boşaltıyoruz.
Dolduruyoruz, boşaltıyoruz! Millet bas bas bağırıyor, soruyor. ‘Sayın Adalet Bakanı IBAN’a
ilişkin açıklama yapmıştı, düzenleme yok mu?’ diyor. Ehliyet affı bekleyenler var, KHK
mağdurları var. Pandemi döneminde aynı gün, aynı suçu işlemesine rağmen farklı
mahkemeler nedeniyle farklı infaz uygulamalarına maruz kalan insanlar oldu. Bu ülkede infaz
adaletsizliğini yaşamadık mı? Yaşadık. Düzeltebildik mi? Düzeltemedik. ‘Yamalı bohça’ gibi
pansuman tedbirleriyle bu işi düzeltmeye çalışıyoruz. İnfazda eşitlik ve adalet torba
kanunlarla sağlanmaz. Paketlerle yargı reformu olmaz. Yasama, yürütme ve yargı kuvvetler
ayrılığıyla birbirinden ayrılmadan; yargı tarafsız, bağımsız ve etkin olmadan, yürütme ise
denetlenebilir hale gelmeden hukuk devleti olmaz. ‘Yaptım oldu’ anlayışıyla bu işler olmaz.
Ne olur? 31 Mart 2024'te yüzde 38 oy oranıyla Türkiye’nin birinci partisi olup iktidara giden
yolda bütün anketlerde birinci olan partiye sarayın yargı aparatlarıyla birlikte mutlak butlan
atanır, partinin kapısı kesilir, milletvekilleri gaz yer, partiye polis girer. İşte, geldiğimiz nokta
bu. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu yol arkadaşlarımız hakkında mesnetsiz bir
çok iddia öne sürülür.
“Dava tel tel çöktü”
Şu anda vatandaş ‘Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarına ve Ekrem İmamoğlu'na
yapılan operasyon siyasi operasyondur’ diyor. Ama Akın Gürlek ne diyor? Akın Gürlek,
‘Yüzyılın en büyük yolsuzluk dosyası bu’ dedi. Adli yıl açılış töreninde, ‘Biz kuyumcu
terazisi hassasiyetiyle iş yapıyoruz’ diyor. Sonrasında, ‘Etkin pişmanlık kapsamında ifadeler
mutlaka avukatlar eşliğinde alınıyor’ diyor, Yani, ‘Biz zorlamıyoruz, baskı yapmıyoruz, tam
tersine, onlar etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyenlere baskı yapıyorlar’ diyor. Yahu,
arkadaşlar, çöktü, çöktü, dava tel tel çöktü! Etkin pişmanlıktan yararlanmak için dilekçe
verenler ise, ‘Çocuğumuzla, eşimizle karımızla, kocamızla biz orada tehdit edildik, vermiş
olduğumuz ifadeler doğru değildir’ diyor. Medya AŞ'nin Eski Genel Müdürü, İpek Elif
Atayman, Afyonkarahisar'a gönderilirken sekiz saat ters kelepçeyle gönderildi, aylarca yerde
yatırıldı. Yine Medya A.Ş Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker çıplak aramaya maruz bırakıldı.
Yazık değil mi? Hangi hukuk devletinden bahsediyoruz? Hangi demokrasiden bahsediyoruz?
Milletvekillerinin dahi güvenliği yok. Dokunulmazlık deniliyor. Ne dokunulmazlığı? Her an

Karma Komisyon’a gelecek fezlekelerden bahsediliyor. Nerede bahsediliyor? Yandaş birçok
kanalda.
“Soruşturmanın gizliliği nerede?”
Biz artık birçok olayı, haber sitelerinden, yandaş haber sitelerinden öğreniyoruz. Hukuk bu
mudur arkadaşlar, hukuk bu mudur? Nerede TCK 258? Nerede soruşturmanın gizliliği?
Nerede bu ifadelerin çarşaf çarşaf televizyonlarda yayınlanması? Bu memlekette, Cumhuriyet
Halk Partisi belediye başkanı olmak ya da muhalif olmak, bu memlekette iktidara karşı
açıklamalarda bulunmak suç mu? İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri
yürüyüşü hakkı nerede?
“Başsavcılık doğruyu söylemiyor, İmamoğlu’na tecrit uygulanıyor”
Ben Cumhuriyet Halk Partisinin Adalet Komisyonu Grup Sözcüsüyüm, 35 yıllık ceza
avukatıyım. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu,
Onursal Adıgüzel, Ömer Günel, Resul Emrah Şahan, Hasan Akgün, İnan Güney, Utku Caner
Çaykara, Şerafettin Can Atalay, Buğra Gökçe, Selçuk Kozağaçlı, Tayfun Kahraman ve
Doğukan Kurnaz'la 12 Haziran Cuma günü görüşmek için verdiğim dilekçe, üç gün sonra
bizzat tarafıma gelen telefonla olumsuz yanıt verilerek engellendi. Hangi hakla, hangi yetkiyle
benim görüşmem engellendi? Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkındaki
Yönetmeliğin 40. maddesi açıktır. İdareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmadan,
milletvekillerince talep edilen görüşmelerin yerine getirilmesi gerekir. Bir milletvekilinin
görüşme hakkının ortadan kaldırılmasının gerekçesi nedir? Sonra, bakıyorsunuz Bakırköy
Cumhuriyet Başsavcılığı o gün açıklamada bulunuyor. ‘Ekrem İmamoğlu ile
milletvekillerinin görüşmesi yasaklandı’ diye çıkan haberleri yalanlıyor. Açıklamada, ‘Ceza
infaz kurumlarımızda kalan tüm tutuklu ve hükümlülerin ziyaret hakları mevzuat
çerçevesinde eksiksiz şekilde kullandırılmakta olup belirtilen paylaşım içerikleri gerçeği
yansıtmamaktadır. Paylaşımın yapıldığı sosyal medya hesaplarının kullanıcıları hakkında
Cumhuriyet Başsavcılığımızca TCK'nın 217/a maddesi kapsamında soruşturma başlatılmıştır’
diyor. Aynı gün, benim talebimin reddedildiği gün. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı
doğruyu söylemiyor. Adalet Bakanlığı tarafından tutuklu Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem
İmamoğlu'na tecrit uygulandığı haberlerinin gerçek olduğu açıkça anlaşılıyor. Hangi hukuktan
bahsediyoruz? Hangi adaletten bahsediyoruz?
“Kuvvetli suç şüphesi yoksa nasıl soruşturma açarsın”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, 20 Mayıs’ta verilen mutlak butlan kararından sonra
Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38'inci Kurultay delegelerinin bir
günde 1.300 imza toplamasına müteakip hemen bir açıklamada bulundu ‘Delegelerin,
eşlerinin ve çocuklarının banka hareketleri hakkında MASAK raporlarıyla bir inceleme
başlattık’ dedi. Ya, sen kimsin ya, kimsin sen. Ben kurultay delegesiyim. Sen Ceza
Muhakemesi Kanunu 160 gereğince kuvvetli bir şüphe olmadan benim, eşimin, çocuklarımın
banka hesapları hakkında nasıl inceleme başlatırsın? 1.200 kişi paket midir? 1.200 kişinin
şahsi sorumluluğu yok mudur? Böyle savcılık mı olur, böyle yetki mi olur? Hukuksuzluğun
en büyük örneklerinden biri budur. 1.200 kişiyi nasıl ayırdın ya da ayırmadan haklarında
soruşturma yapıyorsun? Ben de bir delegeyim. Suçun şahsiliği prensibi gereği benim,
çocuklarımın, eşimin hakkında MASAK incelemesince kuvvetli suç şüphesi yoksa nasıl
soruşturma açarsın? Ondan sonra Cumhuriyet Başsavcılığından bahsediliyor, AİHM
kararlarından bahsediliyor, başka kararlardan bahsediliyor. 

“Esnaftan işçiye korku iklimine girilmiş durumda”
Süleyman Demirel'in bir sözü var: ‘Camiye siyaset girerse ibaret biter. Adliyeye siyaset
girerse adalet biter. İşte, geldiğimiz nokta budur. Yargının siyasallaştığı, muhaliflerin
sindirildiği, konuşanların cezalandırıldığı, Aydın gibi Yörük obasında Çine'de 4 bin kişilik
cezaevinin yapıldığı bir memlekette hangi hukuktan, adaletten bahsediyorsunuz? Hangi adil
yargılama hakkından bahsediyorsunuz? Rahmetli annem evden çıkarken, daha iki hafta önce
‘Oğlum fazla konuşma’ diyordu. ‘Neden?’ diye soruyordum ‘İçeri girersin’ diyordu.
Düşünebiliyor musunuz? Kuyucak pazarında dolaşırken domates satan, marul satan teyzem
‘Ya, oğlum ‘Ekrem Başkana selam söyle, Özgür Başkan’ın yanaklarından öpüyorum’ dedi,
sonra yanıma geldi, eğildi ‘Bir şey olmaz değil mi? Beni götürmezler oğlum’ dedi.
Düşünebiliyor musunuz, korkuya bakın ya, korkuya bakın. Türkiye'nin geldiği noktaya bakın.
Esnafından tutun da işçisine kadar, pazarda satan teyzemize kadar korku iklimine gelinmiş,
korkuya girilmiş durumda.”




Kaynak: HÜSEYİN OKUMUŞ

Editör: ZEYNEP TEK

Bu haber 25542 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI