beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


ZEYNEP TUNÇ

facebook-paylas
Sermayenin En Ağır İmtihanı: Güven Bize Ne Söylüyor?
Tarih: 04-10-2026 00:10:00 Güncelleme: 04-10-2026 00:10:00


Ekonomi tarihinin tozlu sayfalarını karıştırmaya gerek yok; krizler, hafızalarımızı tazelemek için her seferinde biraz daha gürültülü kapımızı çalıyor. Son dönemde yaşanan büyük fon tasfiyeleri ve art arda gelen operasyonlar, sermaye piyasalarımızın ortak akortunu fena halde bozdu. Rakamlar, tablolar, endeksler konuşulur hep ama bu kez masada eksik olan tek bir şey var: İnanç.

Piyasaların kalbi günde kaç milyar işlem yaptığıyla değil, yatırımcının sabah uyandığında "Param güvende" diyebilme huzuruyla atar. O huzur zedelendiğinde geriye sadece soğuk rakamlar ve kırık dökük bilanço satırları kalır. Peki, bu enkazdan ne öğrenerek çıkacağız?
İşin aslı, bugüne kadar "tabela getirisi" peşinde koşan o eski refleksimizin duvara çarptığını kabul etmekle başlamalıyız işe. Bundan böyle aracı kurum veya fon seçerken arkasındaki çatıya, kurumsal hafızaya, ortaklık yapısına ve şeffaflık kültürüne bakmadan atılan her adım, geleceğe atılmış riskli bir imza olacak. "Yüksek getiri vaat eden" ışıltılı tabelalar, yerini çok daha sağduyulu, "Bu varlık nerede saklanıyor, yöneticisi neyin peşinde?" diye soran şüpheci bir akla bırakmak zorunda.

Ancak mesele sadece yatırımcının daha dikkatli olmasıyla çözülecek kadar basit değil. Bireysel tedbir, yangın çıktığında kova taşımaya benzer; asıl marifet o binanın hiç yanmamasını sağlamaktır. Güvenin yeniden tesisi için düzenleyici kurumların gözetim mekanizmalarını retroaktif (olaydan aylar sonra) değil, eş zamanlı ve acımasızca şeffaf çalıştırması şart. Masum yatırımcının parası günlerce kilitli kalmamalı; kriz anında likidite köprüleri anında kurulabilmeli.

Üstelik bu kriz, yalnızca piyasa aktörleriyle sınırlı kalmayan daha derin bir meselenin, devlet erkinde bulunanların yarattığı güven bunalımının da doğrudan bir yansımasıdır. Denetleyici ve düzenleyici makamlarda oturanların ya da siyasi iradenin tarafsızlığına, liyakatine ve adaletine olan inanç sarsıldığında; bu durum doğrudan piyasalara en büyük güvensizlik olarak yansır. Kuralların herkes için eşit çalıştığına dair inanç yitirildiğinde, yatırımcı da sistemin koruyucu kalkanından mahrum kaldığını hissederek derin bir boşluğa düşer. Piyasalardaki güven kaybı, aslında toplumsal ve kurumsal otoriteye duyulan güven erozyonunun bir aynasıdır.

Ve en önemlisi: Cezasızlık algısı.

Bir pazarda kazançlar şahsi, kayıplar kamusal ya da tabana yayılıyor görünüyorsa orada adalet duygusu zedelenmiş demektir. Fon yolsuzluklarına bulaşanlar için getirilecek yaptırımlar ibretlik olmalı. Ömür boyu sermaye piyasasından men edilmeyen, haksız kazancın misliyle geri alınmadığı, paraya çevrilemeyen ağır hapis cezalarının gelmediği bir sistemde, ne yazık ki yeni "operasyonların" habercisi olan o endişeli sessizlik hiç bitmez.

Piyasalar sabrı sever, spekülasyonu değil. Yatırımcı ise sadece kazanmak değil, aldığı riskin adil bir kural kitabı içinde oynandığını bilmek ister.
Unutmayalım ki, borsada hisse senedi alırsınız ama güveni satın alamazsınız; bir kez kaybettiğinizde, ister piyasa aktörlerinde ister devlet erkinde olsun, onu geri getirmek yılların emeğini ister. Şimdi o emeği yeniden örme zamanı.



Bu yazı 6067 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI