Ülkemizde kadının iş gücüne katılım oranları ve ev içindeki emeği göz önüne alındığında, nafakanın neden hayati olduğu daha net anlaşılır. Pek çok kadın, evlilik süresince kariyerinden vazgeçmiş, çocuk bakımı ve ev işleri yükünü omuzlamış, dolayısıyla ekonomik bağımsızlığını kaybetmiş veya bu bağımsızlığı hiç kazanamamıştır.
Boşanma aşamasında nafakanın kısıtlanması veya iptal edilmesi tartışmaları, sadece bir para transferinin durdurulması değil; kadının yoksulluğa terk edilmesi anlamına gelir.
Ekonomik Güvence: Nafaka, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan tarafın (ki istatistiksel olarak bu çoğunlukla kadındır) asgari yaşam standartlarını korumasını sağlar.
Fırsat Eşitliği: Evliliği için mesleki gelişiminden feragat eden kadına, hayata yeniden tutunabilmesi için bir "geçiş köprüsü" sunar.
Nafakanın süreli hale getirilmesi veya belirli şartlar altında kolayca iptal edilmesi yönündeki söylemler, kadınları güvencesiz bir geleceğe itmektedir. Özellikle şiddet sarmalından çıkmaya çalışan kadınlar için ekonomik destek, özgürlüğe giden yolun anahtarıdır.
Gerçek şu ki: Maddi güvencesi olmayan bir kadın, şiddet gördüğü veya mutsuz olduğu bir evliliğe mahkum edilir. Nafakanın tartışmaya açılması, dolaylı yoldan kadının boşanma hakkının ve özgür iradesinin kısıtlanmasıdır.
Bir kadının hayatı boyunca verdiği ev içi emeğin SGK prim karşılığı yoktur, emekliliği yoktur. Boşanma anında talep edilen yoksulluk nafakası, aslında bu görünmez emeğin hukuki bir iadesidir.
Nafaka hakkına dokunmak;
Kadın yoksulluğunu derinleştirir.
Çocukların yaşam standartlarını dolaylı yoldan düşürür.
Kadını ekonomik olarak aileye veya devlete bağımlı kılar.
Kadın haklarını savunmak, sadece şiddete karşı durmak değil, aynı zamanda kadının ekonomik onurunu korumaktır. Nafaka, "mağdur edilen erkekler" anlatısıyla gölgelenemeyecek kadar temel bir haktır. Hukuk, güçlü olanın konforunu değil, zayıf bırakılanın yaşam hakkını savunmalıdır.
Eğer bir toplumda kadınlar boşanmaktan "aç kalırım" korkusuyla vazgeçiyorsa, orada adaletten söz edilemez. Kadının güvencesi olan nafaka hakkını tartışmaya açmak yerine; kreş imkanlarını artırmayı, iş hayatında cinsiyet eşitliğini sağlamayı ve kadını gerçek anlamda güçlendirmeyi konuşmalıyız.