Takvimler 1 Mayıs’ı gösterdiğinde, pek çokları için bu tarih sadece kırmızı puntolarla işaretlenmiş bir tatil gününden ibaret olabilir. Oysa 1 Mayıs; sadece takvimde bir yaprak ya da sembolik bir anma günü değildir. O, emeğin sermaye karşısındaki tarihsel direnişinin, haysiyet mücadelesinin ve sömürüye karşı yerkürenin dört bir yanından yükseltilen kolektif çığlığın adıdır.
1886’da Chicago’nun tozlu sokaklarından yükselen "sekiz saatlik iş günü" talebiyle başlayan bu uzun yürüyüş, bugün hâlâ emeği yok sayan, insanı rakamlara indirgeyen düzene karşı verilen en büyük toplumsal cevaptır.
Emek ve Sermaye Aarsındaki Bitmeyen Tahakküm Emek ve sermaye arasındaki uçurum, sadece soğuk ekonomik verilerle açıklanabilecek bir gösterge değildir. Bu, özünde bir iktidar ve tahakküm meselesidir. Alın terini metalaştıran, işçiyi üretim bandının ruhsuz bir parçası olarak gören sermaye odakları; emeğin örgütlü gücünden her zaman korkmuştur.
Çünkü 1 Mayıs, sistemin atomize ederek yalnızlaştırdığı bireylerin yeniden "biz" olduğu, sınıf bilincinin sokaklarda ete kemiğe büründüğü andır. Sermaye parçalamak ister; 1 Mayıs ise birleştirir.


“SİLİVRİ BİR GÜN ÖZGÜRLÜK MÜZESİ OLACAK”
Kuşadası’nda 67 gündür devam eden Ada..
Gençlerden NARKOTIR’a Yoğun İlgi
Uyuşturucuyla mücadelede toplumsal farkındalığ..
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen “2026 Ulusal Mavi Bayrak Ödül T..
Çerçioğlu, Aydın’ın dört bir yanında vatandaşları kültür ve sanat aktiviteleri i..
Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla ..
EFELER – Aydın halkı, şehrin kalbine ve üniversite kampüsünün yanı başına kurulm..
107 yıl önce bugün, Samsun ufuklarında parlayan o ilk ışık, sadece bir başlangıç..
“Gelenekten Geleceğe Çocuk Şenliği”nde çocuklar hem eğlendi hem güçlendi..