beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Hüseyin OKUMUŞ

facebook-paylas
Demokrasinin Yerel Kalesinde Açılan Yara, Üsküdar Örneğinde İrade Yok Sayılma
Tarih: 08-09-2026 16:24:00 Güncelleme: 08-09-2026 16:26:00


Demokrasinin en temel dayanağı, halkın özgür iradesinin sandığa yansıması ve bu iradenin meşruiyetini korumasıdır. Ancak yerel yönetimler düzeyinde yaşanan son gelişmeler, seçmenin oyuyla oluşan tablonun, devletin idari ve yargısal mekanizmaları eliyle nasıl tersine çevrilebileceğini gözler önüne sermektedir. Üsküdar halkının iradesinin gasp edilerek bu iradenin el değiştirmesi, yalnızca yerel bir yönetim meselesi değil, aynı zamanda halkın egemenlik hakkının ve anayasal düzenin hiçe sayılmasının açık bir göstergesidir.

Sandık Meşruiyetinin İdari Baskılarla Kuşatılması
Seçim dönemi, halkın kendi kaderini tayin ettiği ve yöneticilerine yetki devrettiği en kutsal demokratik süreçtir. Üsküdar halkı da bu süreçte tercihini açıkça ortaya koymuş, şehrini yönetecek iradeyi sandıkta tescillemiştir. Ancak seçim sonuçlarının ardından devreye sokulan siyasi ve idari baskılar, halkın verdiği yetkiyi tanımayan bir vesayet anlayışının hâkim olduğunu göstermiştir. Devlet kurumlarının tarafsızlık ilkesini yitirerek bir siyasi iktidar a dönüşmesi, seçilmişlerin meşruiyetini gölgelemekte ve halkın tercihlerini yok saymaktadır.
Halkın Yok Sayılması ve Toplumsal Güvensizlik
Bir toplumda yurttaşların yönetime katılım hakkı elinden alındığında, sosyal sözleşme temellerinden sarsılır. Üsküdar’da yaşanan irade gaspı, sadece bir belediye başkanının ya da yönetimin değişmesinden ibaret değildir; bu durum, milyonlarca insanın "oyum değerlidir" inancına vurulmuş ağır bir darbedir. Halkın tercihlerinin yargı kararları, idari müdahaleler ve baskı ortamıyla gasp edilmesi, seçmen ile devlet arasındaki güven bağını zedelemektedir. Yurttaşların en temel demokratik hakları olan seçme ve seçilme özgürlüğü kısıtlandığında, geriye hukukun üstünlüğünün değil, güçlünün hukukunun geçerli olduğu bir düzen kalır.
Demokratik Direnç ve Hukukun Üstünlüğü Arayışı
Üsküdar örneğinde yaşananlar, Türkiye’de demokrasinin ne denli kırılgan bir zeminde tutulmaya çalışıldığını kanıtlamaktadır. Halkın iradesine karşı kurulan bu tür barikatlar, geçici bir süreliğine siyasi kazanç sağlasa da toplumsal vicdanda asla kabul görmemektedir. Demokrasi, sandıktan çıkan sonuca saygı duymayı gerektirir; sandığı araçsal bir nesne olarak görüp halkın iradesini masa başında değiştirmek ise ancak otoriter rejimlerin başvurduğu bir yöntemdir. Üsküdar halkının iradesinin yok sayılmasına karşı gösterilen her türlü demokratik tepki, sadece yerel bir hakkı koruma mücadelesi değil, aynı zamanda ülkenin tamamında hukukun üstünlüğünü ve halk egemenliğini savunma çabasıdır.



Bu yazı 18062 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI