|
Tweet |
Kevser Ofluoğlu, ailelerin artık çocuklarının geleceğini (eğitimini, meslek sahibi olmasını ve ev sahibi olabilme ihtimalini) hesaplayarak çocuk sayısını sınırlamak zorunda kaldığını ifade etti.
Açıklamada paylaşılan resmî veriler, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu demografik riskleri gözler önüne serdi:
1,42: 2025 yılı itibarıyla gerileyen toplam doğurganlık hızı.
895 bin 374: 2025 yılında dünyaya gelen bebek sayısı.
9 milyon 583 bin: 65 yaş ve üzerindeki vatandaş sayısı (%11,1 yaşlı nüfus, %20,4 çocuk nüfus oranı).
76,8 milyon: Mevcut eğilimler devam ederse yüzyılın sonunda Türkiye nüfusunun gerilemesinin beklendiği seviye.
Hükümetin 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesini ve ardından açıklanan "2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunu önemsediklerini belirten Ofluoğlu, ancak gelinen noktada sloganların değil sonuçların konuşulması gerektiğini vurguladı.
"İktidarın görevi insanlara sadece 'Daha fazla çocuk sahibi olun' demek değildir. İktidarın görevi, aile kurmayı kolaylaştırmak; çocuk sahibi olmayı güvenli, sürdürülebilir ve umut veren bir hayat tercihine dönüştürmektir."
İYİ Parti, Türkiye'nin nüfus geleceğini güvence altına almak için şu 5 temel başlıkta somut adımlar atılması gerektiğini açıkladı:
Ekonomik Güvence ve Konut: Genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması ve çocuk sahibi olmayı destekleyen bir sosyal destek sisteminin kurulması.
Bakım Hizmetlerinde Devlet Desteği: Kreş hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesiyle bakım yükünün yalnızca kadınların omuzlarına bırakılmaması.
Çalışma Hayatında Esneklik: Esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi, ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesi ve kadınların annelik ile meslek arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı bir sistemin inşası.
Çocuk Güvenliği ve Önleyici Politikalar: Çocukların şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın risklerinden korunduğu güçlü bir sosyal politika anlayışı.
Doğumdan Yaşlılığa Sosyal Devlet: Nüfus politikasının sadece doğumla sınırlı kalmayıp, bireyin tüm yaşam evrelerini kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması.
Basın açıklaması, "Türkiye aile kurmayı kolaylaştırmadan, nüfus sorununu çözemez. Türkiye çocuk sahibi olmayı güvence altına almadan, demografik geleceğini güvence altına alamaz. Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir" sözleriyle son buldu.