Bugun...


Refik Sazan

facebook-paylas
Astsubayların Suskunluğu Bitti!
Tarih: 19-03-2024 23:23:00 Güncelleme: 19-03-2024 23:39:00


Son yıllarda izlenen politikalarla, bu ülkeye ömürlerini veren emeklilerin açlık sınırında, hatta altında tutulmalarının sebebi sadece ekonomik gerekçeler değil. 

Çünkü sermaye sahiplerine sağlanan ayrıcalıklar, yolsuzluklar ve israfın önlenmesi ile oluşacak kaynakların adaletli paylaşımını sağlayacak bir irade, bu gerekçeleri kolaylıkla ortadan kaldırır. 

Kaldırmıyorsa eğer, bilinçli politikalarla emeklileri hedef alan bu mağduriyetin siyasi ve sosyolojik sebepleri ile yerleştirilmeye çalışılan yeni düzenle ilgisi üzerinde düşünmek gerekir. Niye acaba? 

Ama yaşamını devam ettirme ve temel ihtiyaçlarını temin noktasındaki emekli, bunu düşünemez elbette. Bu nedenle önceliğini doğal olarak sokakta, çarşıda ve bulabildiği her platform da sesini, çığlığını duyurmaya veriyor. Haklı olarak bu amaca uygun basın açıklamaları, eylemler, mitingler yapıyor. 

Mağduriyet temelli ve haklı olan bu ses çıkarma mücadelelerinin belki de şimdiye kadar ki tek istisnasını, bir milyonluk büyük bir kitlenin emekli mensupları oluşturdu; 

Onlar, Türk ordusunun bel kemiği olan Astsubaylar.
*
Darbeci generallerin gayriahlaki itham ve iftiralarına uğrayan, haklarının, meclislerde kurnaz siyasi/askeri yetkili oyunlarıyla biçilmesi ve alenen yok sayılmalarına karşı, önce 1970, sonra da 1975 yılında ses çıkardılar. 

1975’te yapılan ama 1980 darbesiyle tekrar ellerinden alınan kısmi haklarına ve sürekli yok sayılmalarına rağmen bugüne kadar yani 49 yıl süren bir suskunluk dönemine girdiler. 

Sustular çünkü onların çığlıkları en derin suskunluktur, suskunlukları bilinsin isterler. 

İnandılar devlet büyüklerine, o devlet büyükleri ki defalarca uğradıkları haksızlıkların, adaletsizliklerin giderileceği sözleri vermelerine rağmen sözlerinde durmadılar. 

Hâlbuki diğer memurlar dikkate alınıp, göreve başlama derecelerine, ek gösterge oyunları ile yaşadıkları kayıplara, hak ettikleri temsil ve makam tazminatlarından yoksunluklarına, uğradıkları ayrımcılığa küçücük bir bakış bile bu kadarda olmaz dedirtecek cinstendir. 

Emekli olduklarında maaş bağlanma oranı yüzde 45 (subaylarda bu oran yüzde 85) altıdır ve yeni göreve başlayan bir astsubayın yarısından evet yarısından az maaşa layık(!) görülürler. Yani her gün canını sunduğun devlet, yine canını sunmaya hazır astsubay emeklisine işi bitmiş ve buruşturulup atılmış bir mendil muamelesi yapmaktan hicap duymaz. 

Devlet memuriyetinde, en yüksek maaş derecesi olan 1. derece bile, bu dereceden emekli olan astsubaylara (geneli lisans mezunudur), ne hikmetse adil davranmaz, anlaşılmaz bir şekilde (tabii özel oyunlarla) ayrımcı davranır. 

1. Derecenin 4. Kademesinden emekli olan bir astsubay, asgari ücretin biraz üstünde maaş almaktadır. Emekli olduklarında bile insanca yaşayamamaları ve yine hayatlarını idame ettirmeleri için çalışmaya zorlanmaları adil ve vefalı bir davranış mı? Emekliliklerinde birazcık nefes almayı en hak edecek olanlardan biri onlar değil mi? 

Yüksek lisans yapmış bir astsubayın diğer memurlara tanınan bir kademe yükseltilme hakkı, mevzuatta öngörülmediği gerekçesiyle reddedilir. Herkese eşit olması gereken mevzuat hazretleri bile konu Astsubaysa çifte standartlıdır. 

Mesela, subay kadrolarının teşkilinde “rütbe” esas alınır ve “rütbelerine” göre “kadrolara” tayin edilir. Anlamı, bir subayın alt rütbedeki kadroya tayin edilememesidir. Subay her terfi ettiğinde yeni bir kadroya tayin edilir. Ama Astsubay kadrolarında ‘’rütbe’’ yoktur ve sınıf (sadece sayı) ifadesi kullanılır. Anlamı, 30 yıllık bir Astsubayın, göreve yeni başlayan bir Astsubayın kadrosuna tayin edilebilmesidir. Ya da bir karakola komutan olarak tayin edebilirsin. 

Astsubayları masaya yatırıp analiz ederseniz rahatlıkla şu söylenebilir: 

Bir Astsubay, pilotluk, bakım, silah, radar, gemi, füze ve yönetme dâhil her işi hakkıyla yapar ama Astsubayın işini, ancak Astsubay yapar. Yani yerine ikamesi ancak yine kendidir. 

Menderes’e atfedilen söz, bu gerçeklikten kaynaklandı belli ki. 

Subay yardımcısı denilen Astsubay, rütbe, kadro, makam olmadan bir joker gibi oradan oraya tayin edilir. Görev süresi içinde 10’dan fazla tayin görebilir. 

Aile, çocuk, eğitim, yerleşiklik onun için sorun değildir. Her yere yetişebilen, her işin/görevin altından kalkabilen biyonik adam gibidir. 

Böyle bir jokeri hep kullanmak için de 1951’den bugüne 73 yıldır Astsubayların rütbe, kadro, derece, temsil, makam, tazminat gibi yakıcı sorunları, kumpas denilebilecek ince oyunlarla kilitlenir, idari ve ceza kanunlarındaki Astsubay aleyhindeki düzenlemeler de pekiştikçe pekişir. 

Orduevleri ve kamplardaki ayrımcılıklar ise ayrı bir başlık. 

Peki, kutsal ama can pahasına şartları düşünüldüğünde çok zor bir meslek olan Astsubayların, emekliliklerinde düşürüldükleri adaletsiz durumu düzeltecek, haklarını arayacak bir STK’sı var mı? 

Var. 

Adı Temad… 

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği. 1984 yılında kurulmuş ve Türkiye çapında 100’e yakın şubesi var. Esasta Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay etki ve yönlendirmesinde yarı askeri ve sisteme bağlı dernek özelliğinde. 

Küresele teslim 80 darbesi liderlerinin, tüm toplumu küresel projeye uygun şekillendirmesinin astsubayı da ihmal etmeyen oyalayıcı bir yansıma biçimi. Dolayısıyla ‘’mış’’ gibi yapan, işlevsiz, içeriksiz, etkisiz bir yapı. 40 yıldır, haklar konusunda ileriye bir adımın bile mimarı olmaması fazla söze mahal bırakmıyor. 

Ama yukarıda dediğim gibi devlet büyüklerine olduğu gibi derneğe de inandı astsubaylar. Yıllar ve yıllar sonra bıçak kemiğe dayanmasına rağmen verilen sözlerin tutulmadığını, kandırıldıklarını, onurlarıyla oynandığını, vatan sevgilerinin istismar edildiğini gördüler ve Temad’ı devre dışı bırakarak ama hiyerarşiye saygılı biçimde suskunluklarına son verdiler. 

ilki başararak 27 Ocak Ankara, 2 Mart’ta İzmir’deki büyük katılımlarla seslerini sağır sultana duyurdular ama kendilerini ölüme ve göreve gönderenlere duyuramadılar.Aslında duydular da adaletsizliğin kaynağı oldukları için duymak istemediler.

Bu iki büyük etkinliğin 1970 ve 1975 ruhunu canlandırmasıyla suskunluk sarmalından kurtulan emekli Astsubaylar, 16 Mart 2024 tarih, saat 13:00’te İstanbul/ Maltepe’de, astsubay hak taleplerini işiten ama işlerine gelmeyen sultanlara yine duyurabilmek için büyük katılımlı üçüncü bir miting düzenlediler.

Çünkü iş başa düştü. 

Çünkü bu kadar haksızlık karşısında çatlamayacak insan yoktur. 

Çünkü kimse, Orduyu sırtında taşıyan bu fedakâr Anadolu yiğitlerinin onurları inciniyor mu, sıkıntıları nedir, halleri nicedir, onlar düşerse ordu düşer diye düşünmedi. 

Çünkü kimse peygamber ordusunda böyle bir adaletsizlik olmaz diye akletmedi. 

Haksızlığa suskun kalınmaz, Astsubaylar bunu yapıyor çünkü suskun kalmak haksızlığa ortak olmaktır. 

Ama dikkat edilmesi gereken en önemli nokta da en halis hak arayışlarının içine nifak sokulup birbirine düşürme ve bir partiye/ideolojiye yamama oyunudur.
Ü.C



Bu yazı 1973 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI