beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


ZEYNEP TUNÇ

facebook-paylas
Vicdanın İflas Ettiği Yer, Bir Kreşin Kapısından İçeri Sızan Karanlık
Tarih: 12-03-2026 00:24:00 Güncelleme: 12-03-2026 00:25:00


Aydın’dan gelen haber, sadece bir "adli vaka" değil, aynı zamanda toplumun en savunmasız varlıklarına, yani bebeklerimize emanet ettiğimiz "güven" duygusunun yerle bir oluşunun belgesidir. 2-3 yaşındaki çocukların çığlıklarının, yerlerde sürüklenişinin ve maruz kaldıkları o soğuk şiddetin hikayesi, mahkeme salonunda sanıkların "savunmalarıyla" birleşince ortaya çıkan tablo, vicdan sahibi herkesin kanını donduracak cinsten.

"Terbiye" Kılıfına Sarılmış Şiddet
Mahkeme salonunda sanıkların takındığı savunma tavrı, aslında yaşanan travmanın bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. Bir öğretmen düşünün; görevi sevgi ve güvenle çocuklara rehberlik etmek olan bir kişi, küçücük bir bebeğe çelme takmayı "terbiye yöntemi" olarak tanımlayabiliyor. "Gözünden yaş bile gelmedi" diyerek şiddeti hafifletmeye çalışan bir zihniyet, eğitimci kimliğinin altına nasıl sığar? Bir çocuğun canı yandığında ağlamamış olması, o hareketin "şiddet" olmadığı anlamına mı gelir?

İtirafın Getirdiği Soğukluk
Davanın en düşündürücü ve dehşet verici anı ise kuşkusuz, hiçbir pedagojik formasyonu olmayan bakıcı B.G.’nin itirafıydı: "Kendi çocuğuma yapılsaydı rahatsız olurdum."

İşte düğümün çözüldüğü nokta tam olarak burası. Başkasının evladına uyguladığı şiddeti kendi çocuğuna konduramayan, ancak bunu bir "mesai" gibi gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu, sadece bir şahsi vicdan sorunu değil, aynı zamanda bir liyakat çöküşüdür. Kreş gibi, çocukların temel güven duygusunun inşa edildiği bir kurumda, hiçbir eğitimi olmayan kişilerin "bakıcı" sıfatıyla çalıştırılması, sistemin ne kadar büyük bir delik deşik yapıda olduğunu gösteriyor.

"Görmedim", "Duymadım", "Süt İznindeydim"
Mahkemedeki diğer sanıkların tavrı da en az şiddet uygulayanlar kadar ürkütücü. Herkes sorumluluğu birbirine atıyor; kimi "süt iznindeydim" diyor, kimi "yönetim görmezden gel dedi" diyerek kendi vicdanını rahatlatmaya çalışıyor. Oysa çocuklarımızın güvenliği, bir "süt izni" veya "kurum hiyerarşisi" ile ertelenemeyecek kadar kutsaldır. Şiddet başladığında, o kapıdan içeri giren her yetişkinin, o çocukların koruyucu meleği olma zorunluluğu vardır.

Denetim, Sadece Kağıt Üzerinde Değildir
Bu skandal bize gösteriyor ki; kreşlerde denetim mekanizmaları sadece mevzuat kitaplarında kalmamalı. Bir çocuğun evdeki davranış değişikliğinden şüphelenen ailenin pedagog yardımıyla gerçeği ortaya çıkarması, sistemin ne kadar eksik çalıştığının en acı kanıtı.

Şimdi gözler bilirkişi raporlarında, kulaklar ise mahkemenin vereceği nihai kararda. Ancak unutmayalım; sanıkların alacağı ceza ne olursa olsun, o bebeklerin yaşadığı o anlar, o korku ve o güvensizlik hissi silinemeyecek.

Bir toplum, çocuklarını nasıl koruduğuyla ölçülür. Eğer bir kreşin içinde "terbiye" adı altında şiddet meşrulaştırılıyorsa, orada sadece bir eğitim kurumu değil, insanlığımız da iflas etmiştir.



Bu yazı 6227 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI