Her yıl otizm farkındalığı konuşuluyor.Cümleler kuruluyor, paylaşımlar yapılıyor, semboller kullanılıyor.Ama bir şey çoğu zaman eksik kalıyor: anlamak. Otizm, bir eksiklik değil; farklı bir gelişim biçimidir.Dünyayı algılama, anlamlandırma ve tepki verme yollarının değişmesidir.
Bu nedenle otizmli bir çocuk, kalabalıkta zorlanabilir.Beklenen şekilde iletişim kurmayabilir.Rutinlere daha çok ihtiyaç duyabilir. Ama bu durum, onun öğrenmediği ya da hissetmediği anlamına gelmez.Sadece farklı bir yoldan ilerlediğini gösterir.
Toplumun en büyük yanılgılarından biri, farklı olanı “geride” sanmaktır.Oysa gelişim tek bir çizgide ilerlemez.Her çocuk kendi ritminde, kendi yolunda ilerler.
Farkındalık;farklılığı görmekle değil,ona saygı duymakla başlar.
Bir çocuğu kalıplara sığdırmaya çalışmak yerineonun dünyasına yaklaşabilmekle…
Davranışa değil, niyete odaklanabilmekle…
Çünkü her çocuk anlaşılmak ister.Her çocuk kendini ifade eder.Sadece kullandığı dil farklı olabilir.
Otizm farkındalığı, bir gün ya da bir renk değildir.Bir bakış açısıdır.
Ve o bakış açısı değişmediği süreceaynı cümleler kurulmaya, aynı yanlışlar tekrarlanmaya devam eder.
Unutulmamalıdır ki;farklılık bir kusur değil, bir çeşitliliktir.
Ve bir toplumu güçlü kılan şey,herkesin aynı olması değil…herkesin olduğu gibi kabul edilmesidir.