beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Hüseyin OKUMUŞ

facebook-paylas
YALNIZLIĞIN COĞRAFYASI VE RUHUN ARINMA DURAKLARI YOLCULUK...
Tarih: 04-04-2026 13:26:00 Güncelleme: 04-04-2026 13:37:00


Hayat bazen üzerimize biriken bir toz tabakası gibi ağırlaşır. Tanıdığımız yanlış insanlar, verilmiş yanlış kararlar, "keşke"lerle örülmüş cümleler ve gündelik hayatı o bitmek bilmeyen gürültüsü... İnsan bu karmaşanın içinde kendi sesini duyamaz hale gelir. İşte tam bu noktada, o kadim ihtiyaç baş gösterir: Uzaklara gitmek.

Aslında çoğumuz için yolculuk, bir yerden bir yere gitmekten çok daha fazlasıdır. Tek başına yapılan yolculuklar, insanın kendi iç ülkesine düzenlediği bir keşif seferidir. İnsan böyle zamanlarda kendi kendinin hem sanığı, hem savcısı hem de en tarafsız yargıcı olur.

Neden uzaklar? Çünkü olayların yaşandığı, yankılandığı o tanıdık havalarda, o bildik sokaklarda öz eleştiri yapmak zordur. Mekân, hafızayı kuşatır ve gerçeği kamufle eder. Ancak mesafe araya girdiğinde, hayatımız bir film şeridi gibi hafıza süzgecinden geçmeye başlar. Bu bir kaçış değil, bir durum değerlendirmesidir. Uzaklara gitmeyi, insanın içinde biriktirdiği o ağır posaları yol kenarlarına bırakıp gelmesine benzetirim. Yolculuklar, ruhun üzerine sinmiş kirleri temizleyen bir Temizlik sabunu" gibidir. Dönüş yolunda hissedilen o ferahlık, aslında bir arınma ritüelidir.

Bu hesaplaşmaya "pişmanlık" diyemeyiz. Zira yaşanmışlıklar geri getirilip düzeltilemez. Fakat bir meşe ağacını düşünün; yeniden yeşermek için nasıl yaprak döküyorsa, insan da ruhunun rotasını yeniden şekillendirmek için eski duygu ve düşünce fazlalıklarını dökmek zorundadır.

Yolculuğun o sessiz anlarında hayatımızı bir sirke gibi mayalarız. Şekerini, oranını, eksi değerlerini akıl süzgecinden geçiririz. Hayatımızdan çıkarmamız gerekenleri belirler, yanıldığımız dostlara kapılarımızı yeniden açma cesareti buluruz. Dönüşte bizi karşılayan renkler aynı olsa da, biz artık o renklere aynı yerden bakmayız. Umudun otağında artık meşe yeşili, limon sarısı ve mandalina turuncusu hakimdir.

Bizim buralarda bir beddua vardır, insanın içine işler: "Allah dert versin de kaşınacak tırnak vermesin." Bu söz aslında bireyin en büyük gücüne işaret eder. Kendi sırtımızı kendimiz kaşıyabilme yetisi, yani kendi yaramıza merhem olma gücü, hayattaki en sağlıklı yerimizdir. Yalnızlık, güçlü olmanın ilk şartıdır. İnsan mutluluğa giden ilk adımı ancak kendi başına atabilir. Yalnızlık bu yüzden en sadık dosttur; sizi asla terk etmez, her zaman yanı başınızdadır.

Yolculukların sonunda heybemizde kalan tek bir gerçek vardır: Geçmişin tortularından arınmış, geleceğin tohumlarını atmaya hazır bir ruh.

Kendi içinize yaptığınız o uzun yolculuklarda kendinize iyi bakın. Şunu unutmayın; ne kadar ıssız yollardan geçerseniz geçin, bu satırların ruhunda buluştuğumuz sürece ne ben yalnızım ne de siz. Ben varsam siz, siz varsanız ben varım.

Yolunuz açık, ruhunuz aydınlık olsun.



Bu yazı 15958 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI