Eskiden insanların zengini de fakiri de ayni mahallede otururdu, şimdi rezidans modası çıkardılar kardeşinin evine bile hesap vererek giriyorsun "kimsiniz, kime geldiniz?" diyen sorular yüzünden gidesim gelmiyor. Bunu kim çıkardıysa. O, güzelim komşuluk değerlerimizi baltaladılar tıpkı cep telefonlariyla insanları yalnızlastirdikları gibi. Biz eskiden hani herkesin evinde telefon yokken çat kapı giderdik tanıdıklarımıza, evde bulursak girerdik bulmazsak girmezdik. Ne ikram edeceğiz ya da ne ikram edilecek gibi derdimiz olmazdi. Allah ne verdiyse ikram edilir bir kahve, çay yapılır biz de gelenlere aynısını yapardık. Çok önceleri çay bile yoktu. Receller ikram edilirdi, daha ilerisi sofralar kurulurdu, evimizde ne varsa ortaya koyar misafirlerimizi ağırlardık. Çok iyi bilirim pastaneden hazır alınmış kuru pasta, kek daha revaçtaydı hiç unutmam annem kabul gününde üzümlü kek aldırırdı bayılırdım ona.
Cep telefonlari çıktı insanlar yalnızlaştı, Hani cep telefonlariyla insanlara her yerde ulaşabiliyoruz ya, aslında samimiyetten uzaklaştık aslında ayni ev içinde ailemizden uzaklaştık. Çocuklarımız bize uzak, ekrana yakin yaşıyorlar. Bir de hazır ısmarlama yemekler çıktı gecenin bir yarısında özellikle gencler daima yemek ısmarliyorlar, neredeyse tencere yemeğini unuttuk gibi. Her şey hazir, samimiyetsiz, oysa bizim değerlerimiz vardı hepsini unutturuyorlar. Ne küçüklerden büyüklere ne erkeklerden kadinlara ne gençlerden yaşlılara saygı kaldı. Elimizde kala kala eskilere özlemlerimiz kaldı, hatıralarımız kaldı. Bir de artık yaşayamadığımız güzellikler. Her şey öyle yapay öyle gösterişte ki perdeyi çektigimizde arkasının ne kadar kirli olduğunu göreceğiz de kornişler bozuk perdeyi çektirmiyorlar...
Çağ mı atladık ne?