|
Tweet |
Ege Denizi’ndeki Kiklad Adaları bölgesinde 28 Ocak’tan beri yoğunlaşan sismik aktivite ve yaklaşık 600 deprem nedeniyle Muğla, Aydın, İzmir, Manisa ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanları durum değerlendirmesi yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Murat Bakan, İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla birlikte Ege Denizi’ndeki depremlerle ilgili "Deprem Acil Eylem Planı Toplantısı" yaptı. Zeybek, beş büyükşehir belediyesinin acil eylem planını yarın itibarıyla hazırlayacağını söyledi.
Balçova ilçesindeki bir oteldeki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek katıldı.
Toplantıda Ege Denizi'ndeki sismik hareketlilik görüşülerek olası bir afette yapılması gerekenlerle konuşuldu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeybek, toplantının ardından gazetecilere, Ege Denizi'ndeki depremlerin bölgede hareketlilik oluşturduğunu söyledi.
Toplantının ardından çeşitli kararlar aldıklarını ifade eden Zeybek, şunları kaydetti: "İlgili belediyelerimizin itfaiye daire başkanları, afet koordinasyon merkezi yetkilileri, risk azaltacak dairelerin başkanlarıyla bir araya gelerek bazı kararlar aldık. Bu kararla belediye başkanlıklarının çağrısına gerek olmadan ilgili daire başkanları bölgedeki diğer belediyedeki daire başkanlarıyla görüşebilecek. Daire başkanları kimin nerede, nasıl yardım edeceği ve ne yapacağı belirleyecek. Bununla ilgili yol haritasını belirledik. 24 saat esasına göre belediyelerimiz teyakkuz içerisinde. 5 büyükşehir belediyemiz eylem acil planını yarın hazır edecek, afet kriz masaları oluşturduk."
Türkiye’de başta AFAD, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı olmak üzere yetkili tüm kurumlarca durumun tespitinin yapıldığını belirten Zeybek, “Türkiye'deki riskli alanların hepsi belirlenmiştir, 6.7 milyon riskli konutun 20 yıl içinde dönüştürülmesine dair karar belirtilmiştir. Kahramanmaraş depremi sonrası yıkılan 870 binden fazla konutun 201 bin tanesinin teslim edildi. Görünen o ki bütün bu sürecin ilerlemesi için alışılagelmiş durumların dışına çıkılarak aksiyon alınması gerekmektedir. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra Türkiye'de deprem vergisi adı altında bir vergi toplandı ve 2023 raporlarında 40 milyar TL bir vergi toplandığını gördük. Ancak bakanların açıklamalarında deprem için toplanan paraların kentsel dönüşüm yerine bütçe açıkları için kullanıldığı açıklanmıştır” diye konuştu.
Türkiye'de 1980 ile 2000 yılları arası kente geçişin çok fazla olduğunu ifade eden Zeybek, “Bu dönemde mühendislik eğitimi olmadan yapılan yapılar risk oluşturmaktadır. Bu binalarda oturan kat maliklerinin bir çoğunun emekli olması ve emekli maaşı dışında bir gelirleri olmaması binalarla ilgili kentsel dönüşüm süreçlerinde maliyetlerin doğru oluşturulmasını gerektirmektedir. Bunun için ise yapılması gereken faizsiz ve 15 yıllık bir finansman oluşturulmasıdır. Güncel konut kredilerinin aylık ödeme faizlerinin yüzde 4 olması ve Ocak ayı enflasyonlarının yüzde 5 seviyesinde göstermesi, kentsel dönüşüm için vatandaşların maliyetleri karşılamasını imkansız hale getirmektedir” şeklinde konuştu.