|
Tweet |
Ekiz, bugüne kadar ürettiği tüm ürünleri odun fırınlarında pişirdiğini, ancak son yıllarda bu durumun büyük zorluk yarattığını ifade etti. Ekiz, yetkililerden en büyük beklentisinin, mesleği ileriye taşımak adına doğalgaz kullanımı olduğunu vurguladı.
"En azından fırınlarda doğal gaz kullanmaya başlayabilirsek, daha iyi, daha güzel ve çeşitli ürünler yapıp mesleği ileriye taşıyabiliriz. Elektriği kullanalım desek, o da dünya para. En iyisi, en uygunu doğal gaz. Yetkililerden bunu bekliyoruz. Evlerimizi de geçtik, mesleğimiz için bu konu çok önemli," dedi.
Yusuf Ekiz, mesleğe başlama sürecini anlatırken, 1978 yılında ilkokuldan mezun olduktan sonra babasının yönlendirmesiyle kunduracının yanında çalışmaya başladığını, ancak babasının "Oğlum gel, beraber çalışalım" demesiyle çömlekçiliğe geçtiğini aktardı.
"Öğrendik, yetiştik ama ilk zamanlar çok zorluk yaşadık. 13-14 yaşındaydım; toprağı kendim getiriyor, seriyor, döverek inceltiyor ve kalbur elekten geçiriyorduk. Tamamen insan gücüyle çamur haline getiriyorduk," ifadelerini kullandı.
Zamanla sürece makineler katılsa da, Ekiz, insan emeğinin hala vazgeçilmez olduğunu belirtti ve çamurun hala insan gücüyle hazırlandığını vurguladı. Torna tezgâhlarında hazırlanan ürünlerin 1000 dereceyi bulan sıcaklıkta pişirildiğini kaydetti.
Mesleğini çok sevdiğini ancak meslekte kalanların azaldığını belirten Ekiz, gençlere seslenerek bir çağrıda bulundu.
"Çok seviyorum mesleğimi, âşığım mesleğime. Her meslek öyledir ama bu meslek çok daha farklı, sevmeden asla yapılmaz. Az da kazansan, çok da kazansan, bu meslek bir sevda. Çocuğunu sever gibi bu mesleği sevmen gerekir," diyen Ekiz, "Keşke yaşım 25 olsaydı. Çok zorluk çekiyoruz, her zaman sıkıntılar yaşıyoruz ama aşılmayacak şey değil. Toprak temininden daha çok odun konusunda sıkıntılıyız," diyerek zorluklara rağmen mesleğine olan bağlılığını bir kez daha gösterdi.