Bazı günler insanın hayatına küçük gibi görünen ama kalbinde büyük izler bırakan anlar düşer.
Geçtiğimiz gün Bursa’da LÖSEV’in Kadın Dayanışması buluşmasında tam da böyle bir güne tanıklık ettim.
Yüzlerce kadın…
Her birinin hikâyesi başka, acısı başka, umudu başka…
Ama ortak bir dilleri vardı: dayanışma.
O salonda yalnızca lösemili çocukların anneleri yoktu. Hayatın farklı cephelerinde mücadele eden kadınlar vardı. Kimi evladını hastane koridorlarında büyütmüş, kimi bir teşhisle dünyası başına yıkılmış, kimi de kadınların üretimde aktif rol aldığı gönüllü kadınlar…
Genel Koordinatör Hülya Ünver Hanım:Geçen yıl Konya’da başlattığımız bu yıl Bursa’da devam ettirdiğimiz Umudun adı Lösev Kadın Dayanışması giderek büyüyor ve Tüm şehirlerimizde kadınlarımız Sevgi, iyilik.umut ve dayanışma ile yarınları inşa ediyor,kadınların emeği hem istihdamı artırıyor hem kadınları güçlendiriyor” dedi

LÖSEV bugün 135 bini aşkın hastaya ulaşırken yalnızca tedaviye değil, hayata tutunmaya da dokunuyor. Lösev’in başlattığı bu iyilik yolculuğu, çocuklarla birlikte annelerin yüreğini de ayağa kaldırıyor.
O gün orada en çok duyulan cümle şuydu:
“Lösevle yalnız değilsiniz”
Kadınlar birbirinin yarasına merhem oldu. Şarkılar söylendi, gözler doldu, kalpler birbirine değdi. Ve bir kez daha anladım ki umut, en çok kadınlar birbirine omuz verdiğinde büyüyor.
O gün oradan bir Öğretmen,köşe yazarı gibi değil, bir kadın gibi çıktım.
Kalbime şu cümleyi yazdım:
Umudun en güçlü hali, kadın dayanışmasıdır.
Gel,Sen de katıl LÖSEV’e….