|
Tweet |
Başkan Aytaç, Türkiye genelinde 3.380 merkezde 609 bin özel gereksinimli bireye 60 bin kişilik dev bir kadroyla hizmet verildiğini hatırlattı. Şifahanelerden gelen şefkat geleneğinin bugün modern rehabilitasyon merkezlerinde hayat bulduğunu belirten Aytaç, açıklanan düşük artış oranının bu yapının sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiğini ifade etti.
Saha maliyetleri ve personel giderlerindeki artışın %27’lik oranın çok üzerinde olduğunu vurgulayan Aytaç, şu ifadeleri kullandı:
"Açıklanan bu oran, sektörümüz açısından bir iyileştirme değil; aksine açık bir daralma ve küçülme anlamı taşımaktadır. Nitelikli ve kesintisiz hizmetin devamı ancak gerçek saha maliyetleriyle uyumlu bir ücret politikasıyla mümkündür. %27’lik oran, özel çocuklarımızın eğitim sürecini doğrudan baltalamaktadır."
Hizmet kalitesini artırmak yerine her yıl maliyet hesaplarıyla ve belirsizliklerle mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirten Bayram Aytaç, yetkililere seslenerek kalıcı çözüm talebinde bulundu. Aytaç'ın çözüm önerileri ise şöyle sıralandı:
Adil ve Sabit Oran: Ücretlerin enflasyon ve personel giderleri esas alınarak adil bir seviyeye çekilmesi.
Öngörülebilirlik: Sektörün yıllık belirsizliklerden ve keyfi düzenlemelerden kurtarılması.
Kalıcı Politika: Merkezlerin gelecek kaygısı taşımadan sadece eğitime odaklanabileceği bir sistemin acilen hayata geçirilmesi.
Başkan Aytaç, açıklamasını "Özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkının korunabilmesi için bu yanlış karardan dönülmesini bekliyoruz" sözleriyle tamamladı.
KABUL ETMİYORUZ
Binlerce yıllık medeniyetimizin şifahanelerle başlayan şefkat ve tedavi geleneği zaman içinde evrilerek; Yeni Türkiye Yüzyılında, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ile hayat bulmuştur. Bu yapı, dünyada özel eğitim alanında “Türkiye Modeli” olarak örnek gösterilen bir sistem hâline gelmiştir.
Bugün Türkiye genelinde 3.380 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi; 609 bin özel gereksinimli bireye hizmet vermekte; yaklaşık 60 bin kişilik kadrosu ile bu alanda büyük bir özveriyle görev yapmaktadır.
Bu büyük yapının sürdürülebilirliği açısından kamu tarafından karşılanan hizmet bedeli, hayati önem taşımaktadır. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2026 yılı için Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yapılması planlanan ücret artışının %27 olarak belirlendiği ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderildiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır.
Açıklanan bu oran, sektörümüz açısından bir iyileştirme değil; aksine açık bir daralma ve küçülme anlamı taşımaktadır. Bu nedenle söz konusu oranı kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi kamuoyuna açıkça duyuruyoruz.
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devlet adına son derece önemli ve hayati bir hizmet sunmaktadır. Özel gereksinimli bireylerin eğitime erişimini sağlayan bu yapının nitelikli, sürdürülebilir ve kesintisiz biçimde devam edebilmesi; sahadaki gerçek maliyetler, personel giderleri ve artan işletme yükleriyle uyumlu bir ücret politikasıyla mümkündür. Açıklanan %27’lik artış oranı, merkezlerin sürdürülebilirliğini ve özel çocuklarımızın eğitim sürecini doğrudan tehdit etmektedir.
Buradan yetkililere açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Bizler her yıl maliyet hesabı yapmak, belirsizliklerle mücadele etmek ve çözüm arayışıyla kapı kapı dolaşmak istemiyoruz. Tüm enerjimizi ve odağımızı yalnızca özel çocuklarımıza daha nitelikli eğitim sunmaya ayırmak istiyoruz.
Bu nedenle, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yönelik ücretlerin; enflasyon, personel giderleri ve gerçek saha koşulları esas alınarak adil ve sürdürülebilir bir orana sabitlenmesini, yıllık belirsizliklere ve keyfi düzenlemelere konu edilmemesini talep ediyoruz. Merkezlerin gelecek kaygısı taşımadan hizmet verebilmesi ve özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkının korunabilmesi için kalıcı ve öngörülebilir bir ücret politikasının acilen hayata geçirilmesini bekliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur
Bayram AYTAÇ
Özel Özel Eğitim Dernekleri Federasyonu Aydın İl Başkanı