|
Tweet |
Haber : Zeynep TUNÇ Eserini yazmaya başlarken yapamayacağını düşündüğünü ifade eden yazar, sürecin ilerleyen aşamalarında önemli bir gerçeği fark ettiğini dile getiriyor: “İnsanın yaşadıklarını anlatması, kurgulamaktan daha kolaymış.” Bu farkındalık, kitabın samimi ve içten anlatımının temelini oluşturuyor.
Hayatına Dokunan İsimler
Recep Yazıcıoğlu ile yollarının kesişmesi
Yazarın hayat hikâyesinde önemli izler bırakan isimlerden biri, halkla kurduğu güçlü bağ ve sıra dışı yönetim anlayışıyla hafızalarda yer eden Recep Yazıcıoğlu. Onunla yaşanan anılar, kitapta yalnızca bir hatıra değil; aynı zamanda ilham verici birer hayat dersi olarak yer alıyor.
Semra Özal ile unutulmaz karşılaşmalar
Kitapta adı geçen bir diğer önemli isim ise Semra Özal. Yazar, onunla tanışmanın ve sohbet etmenin hayatındaki unutulmaz anlardan biri olduğunu vurguluyor. Bu tür karşılaşmalar, eserin hatıra yönünü güçlendiren özel kesitler sunuyor.
Yazar, geriye dönüp baktığında yaşadıklarına şaşırdığını ve verdiği mücadelenin büyüklüğünü bugün daha iyi anladığını belirtiyor. “Hayatı tekdüze yaşamak bana göre değildi” sözleri, kitabın ruhunu özetler nitelikte. Yaşadığı hiçbir şeyden pişman olmadığını, aksine her deneyimin kendisini zenginleştirdiğini vurgulayan yazar, insanlara dokunmanın ve iyilik yapmanın verdiği mutluluğu satır aralarına ustalıkla işliyor.
Eser, yalnızca bir anı kitabı değil; aynı zamanda hayata dair cesaret veren bir yaşam manifestosu niteliği taşıyor. Yazarın ifadesiyle en büyük mutluluğu ise şu cümlede saklı:
“İyi ki bu kitabı yazmışım.”
Okurlar için bu kitap, sıradan bir hayat hikâyesi değil; mücadele, umut, insan sevgisi ve hatıralarla örülü gerçek bir yaşam yolculuğu sunuyor.