|
Tweet | Tarih: 15-04-2026 16:59 |
Kararla birlikte, vektörle mücadele hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin yetki ve sorumluluğun Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olduğu bir kez daha hukuki olarak teyit edilmiş oldu.
Mahkeme kararında dikkat çeken en önemli noktalardan biri, geçmiş uygulamaların hukuki bağlayıcılığına ilişkin değerlendirme oldu. Bilindiği üzere, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16 Nisan 2014 tarihli kararıyla vektörle mücadele hizmetleri ilçe belediyelerine devredilmiş ve yaklaşık 12 yıldır bu hizmetler ilçe belediyeleri tarafından yürütülmüştü.
Ancak mahkeme, bu durumun kalıcı bir yetki devri anlamına gelmediğini açıkça ortaya koydu. Kararda, ilçe belediyelerinin bu hizmeti yürütmesinin, büyükşehir belediye meclisinin verdiği yetkilendirmeden kaynaklandığı vurgulandı. Dolayısıyla, aynı meclisin yeni bir kararla bu yetkiyi yeniden düzenleyebileceği ifade edildi.
Mahkemenin gerekçesinde kamu yararı ve hizmet etkinliği ön plana çıktı. Kararda, vektörle mücadelenin büyükşehir belediyesi tarafından tek merkezden yürütülmesinin;
belirtildi.
Ayrıca farklı belediyeler tarafından yürütülen dağınık mücadele yöntemlerinin, hedef dışı canlılara zarar verebileceği ve çevresel riskleri artırabileceği de özellikle vurgulandı.
Mahkeme, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı kararların hukuka uygun olduğu sonucuna vardı. Gerekçede şu ifadeler yer aldı:
“Vektörle mücadele hizmetlerinin halk sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından tek elden ve etkin şekilde yürütülmesine yönelik alınan kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.”
Kararın ardından kamuoyunda ve yerel siyasi çevrelerde farklı değerlendirmeler yapılırken, bazı kesimler kararı “hukuki tokat” olarak nitelendirdi.
Öte yandan bu karar, yalnızca Aydın için değil, büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki görev ve yetki paylaşımı tartışmaları açısından da emsal niteliği taşıyabilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Mahkemenin kararıyla birlikte vektörle mücadelede yetkinin büyükşehir belediyesinde olduğu netlik kazanırken, uygulamanın sahadaki yansımaları ve ilçe belediyeleriyle koordinasyonun nasıl sağlanacağı önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.
Bu karar, yerel yönetimlerde hizmetin kim tarafından ve nasıl yürütülmesi gerektiğine dair tartışmalara da yeni bir hukuki çerçeve sunmuş oldu.