|
Tweet |
Kuşkusuz, acıları paylaşmak ve anmak toplumsal bir görevdir. Aydın halkının bu hayra gösterdiği teveccüh ve dualar da kıymetlidir. Ancak burada bir parantez açmak, hatta açık bir eleştiri getirmek gerekiyor.
Depremin üzerinden geçen uzun süreye rağmen, bölgede hala konteyner kentlerde kısıtlı imkanlarla yaşam mücadelesi veren binlerce insanımız var. Sosyal belediyecilik anlayışı, sadece kendi seçmeninin olduğu meydanlarda pilav dağıtmak mıdır, yoksa acının merkezine gidip o dumanı orada tüttürmek midir?
Sayın Özlem Çerçioğlu, bu anlamlı organizasyonu Aydın’ın konforlu meydanları yerine, Hatay’da, Adıyaman’da veya Kahramanmaraş’ta bir konteyner kentin bahçesinde yapsaydı çok daha samimi bir dayanışma örneği sergilemiş olmaz mıydı? Aydın’da karnı tok vatandaşa ikram edilen pilavın yerine, deprem bölgesinde hâlâ sıcak bir aşın, güler bir yüzün ve "yanınızdayız" diyen bir elin hasretini çeken depremzedelere ulaştırılan destek, çok daha derin bir iz bırakırdı.
Anmak sadece dua etmek değil, oradaki yarayı bizzat sarmaya çalışmaktır. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin bir sonraki anlamlı günde, rotasını Aydın’dan çıkarıp gerçek ihtiyaç sahiplerinin olduğu o zorlu coğrafyaya çevirmesini beklemek, sanıyoruz ki tüm vatandaşların ortak arzusudur.