SON DAKİKA

Yaşamın temel kaynakları: Toprak ve Su

Bu haber 19 Kasım 2020 - 1:13 'de eklendi ve 79 views kez görüntülendi.

Bu yıl 16-22 Kasım tarihlerini kapsayan Erozyonla Mücadele Haftası’nı ‘Toprak ve Su’ temasıyla karşılayan TEMA Vakfı, hafta boyunca tüm Türkiye’de çevrimiçi etkinlikler ve eğitimler düzenliyor. Türkiye’de toprak bozulumunun en önemli sebeplerinden birinin erozyon olduğunu söyleyen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, topraklarının büyük kısmının erozyon tehlikesi altında olduğu ülkemizde, toprak ve su ilişkisinin önemine dikkat çekiyor.

Su varlıklarını korumanın önemine de değinen Ataç; “Her geçen gün su varlıklarımızın üzerindeki baskı artıyor ve sularımız miktar, kimyasal kalite ve ekolojik açıdan kötü duruma doğru gidiyor. Dünyadaki su varlıkları iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevre kirliliği gibi baskılar nedeniyle ilerleyen zamanlarda çok daha kritik bir konuma gelecek. Bu nedenle su üretiminde tartışılmaz önemi olan ormanlar ve mera alanları korunmalı. Bununla birlikte yer altı ve yer üstü sularımız, kalitesine etki eden her türlü kirletici deşarjından korunmalı. Sürdürülebilir su kullanımları için havza bazında etkin planlama ve yönetim mekanizmaları hayata geçirilmeli, planlardaki önlemler ve mevzuat etkin uygulanmalı” diyerek içinde bulunduğumuz küresel salgın koşullarında, yeterli ve temiz suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kere daha hatırlattı.

Her yıl bir futbol sahası kadar alandan yaklaşık 2 ton toprak denizlere karışıyor!

Toprağı koruyan uygulamaların erozyonun şiddetini azalttığını ifade eden Ataç; “Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğrarken, 154 milyon ton toprak akarsularla denizlere taşınıyor. Diğer bir ifade ile her yıl yaklaşık bir hektar araziden (bir futbol sahasından biraz daha büyük bir alandan) 2 ton toprak denizlere taşınıyor. Halbuki 1 santimetre toprağın oluşması için 500 yıl gerekiyor. Kaybolan toprağın yanı sıra, erozyon sebebiyle toprağın besin elementleri bakımından en zengin kısmı olan üst toprak taşındığından, kalan topraktaki besin elementleri azalıyor. Bu nedenle kimyasal gübre kullanımına olan ihtiyaç artıyor. Kimyasal gübre kullanımının artması suları kirletiyor, akarsular ve göllerde biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor. Rüzgar erozyonuyla taşınan toprak tozları insanlarda solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden oluyor” diyerek erozyonla mücadele çalışmalarının yaşamsal önemi bulunduğunu belirtti.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

pendik escort

kartal escort

istanbul bayan escort

kartal escortpendik escortpendik escortistanbul escort